Eğitim
Giriş Tarihi : 13-07-2021 23:21   Güncelleme : 13-07-2021 23:21

BOZOK ÜNİVERSİTESİ: ÜNİVERSİTEMİZDE ÇEVRİMİÇİ “15 TEMMUZ PANELİ”

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Haftası programları kapsamında Üniversitemiz Fen Edebiyat Fakültesi Öğr

BOZOK ÜNİVERSİTESİ: ÜNİVERSİTEMİZDE ÇEVRİMİÇİ “15 TEMMUZ PANELİ”

15 Temmuz Demokrasi ve Milli Birlik Haftası programları kapsamında Üniversitemiz Fen Edebiyat Fakültesi Öğr. Üyesi Prof. Dr. Taha Niyazi Karaca’nın moderatörlüğünü yaptığı, Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Dekanı Prof. Dr. İsmail Hakkı Demircioğlu ve Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zakir Avşar’ın konuşmacı olarak katıldığı “Ülkemizde Darbeler ve 15 Temmuz”,  “Medyada 15 Temmuz” konulu panel düzenlendi.

Çevrimiçi olarak düzenlenen ve Üniversitemiz YOBÜ TV kanalından canlı yayınlanan panele Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Karadağ, Rektör Yardımcıları Prof. Dr. Şenol Akın, Prof. Dr. Güngör Yılmaz, Prof. Dr. Yücel Güney, Genel Sekreterimiz Prof. Dr. Uğur Kölemen de katıldı.

Programda konuşan Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Karadağ, “15 Temmuz’un öncesinde ihanet, hainlik var. Akla ziyan bir kalkışma var. Ama sonrasında da “vatan yoksa gerisi teferruattır” deyip Başkomutanımız Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın sözüne istinaden vatan ve millet evlatlarının cansiperane hayatlarını ortaya koyan cesaretleri ve şehadetleri var.

Diğer taraftan bu vatanın, vatan, millet, bayrak ve ezan sevdası olan evlatlarının, böyle adice, hunharca, kalleşçe kalkışma da, darbe de olsa her şeye göğsünü seve seve gereceğinin resmi var ortada. Bir taraftan tarihimizin geçmiş süreçlerine baktığımızda vatan yoksa özgürlük, vatan yoksa namusun güvenliği ve gelecek yoktur. Tarih boyunca bu millet yaşanan sıkıntılar karşısında o feraset ve şecaatini hep göstermiş bundan sonra da gösterecektir” dedi.  

Türkiye’nin konum itibariyle stratejik öneme sahip bir bölgede olduğunu vurgulayan Rektörümüz Prof. Dr. Ahmet Karadağ, “Türkiye böyle haince kalkışmalara belki bundan sonrada maruz kalacak. Çünkü konum itibariyle stratejik bir bölgedeyiz. Bu bölgede güçlü bir Türkiye emperyal güçlerin işine gelmiyor. Cumhurbaşkanımızın ‘dünya beşten büyüktür’ ifadesi çok anlamlı ve değerli. Bu ifadeyi bu çerçevede yorumlamak gerekiyor. Bu coğrafyada güçlü ve muktedir bir Türkiye içteki ve dıştaki hainler tarafından da istenmiyor. Son olarak FETÖ denilen hain şebekenin kalkışmasında millet evlatlarının o şecaati, hiç tereddüt etmeden ve hiçbir şeyi düşünmeden şehrin meydanlarına koşmuş olmaları bir kez daha gösterdi ki “vatanı kimse bölemez, vatanı kimse parçalayamaz ve bu topraklar geçilemez.” Böyle bir vatan sevgisi ve bu ruh var olduğu sürece bu ülke payidar olacaktır.

Bizim de Yozgat Bozok Üniversitesi olarak bu ruh ve şuurla hareket ettiğimizi bilmenizi isterim. Bizler şehitlerimizin emanetine sahip çıkacaksak yapacağımız tek şey nereye hitap ediyorsak, alanlarımız neresi ise oraları güçlü kılmalıyız. Yozgat Bozok Üniversitesi olarak şehitlerimizin emanetlerine sahip çıkıyoruz ve bundan sonra da çıkmaya devam edeceğiz. Bu vesile ile 15 Temmuz şehitlerimiz başta olmak üzere tüm şehitlerimize Allah’tan rahmet, gazilerimize sağlık ve sıhhat diliyorum” şeklinde konuştu.

Panelin moderatörlüğünü yapan Fen Edebiyat Fakültesi Öğr. Üyesi Prof. Dr. Taha Niyazi Karaca’nın darbenin öncesini ve sonrasını tarihimizde yaşanan dönüm noktaları üzerinden değerlendiren açılış konuşmasından sonra sözü alan Jandarma ve Sahil Güvenlik Akademisi Dekanı Prof. Dr. İsmail Hakkı Demircioğlu, 15 Temmuz’un Türk devlet geleneğinde ve siyasi tarihimizde çok önemli bir kırılma anı olduğunu söyledi. 15 Temmuz gibi hain bir darbe teşebbüsünü bu memleket görmediğini ve hiç bir zaman Gazi Meclisin bombalanmadığına vurgu yapan Prof. Dr. Demircioğlu, “Küresel siyasetin, emperyalist güçlerin emir komutası altındaki FETÖ terör örgütünün darbe girişimi, yakın siyasi tarihimizde, Cumhuriyet ve Osmanlı da birlikte düşünüldüğünde böyle bir hain kalkışma girişimini ülkemiz görmemiştir.

Gençliğimize toplumumuza bir bilinç aşılamak zorundayız.  Bu da temel vatandaşlık eğitiminden geçiyor. Bu tür etkinliklerin yıl dönümünde toplumun her kesimine bir farkındalık oluşturarak geleceği sağlıklı bir şekilde inşa edelim. Darbe süreci haklımızın sağduyusu ve Cumhurbaşkanımızın kararlı iradesi ile engellenmiştir.  Bu süreçte 251 vatan evladımız şehir olmuş ve 2 bin 194 vatandaşımızda gazi olmuştur. Bu hadise ile Türk halkı hainlerin ve tüm şer odaklarının heveslerini kursaklarında bırakarak terör örgütlerine inat birlik ve beraberliğini pekiştirmiştir. Bu duygularla tüm şehitlerimize Allahtan rahmet gazilerimize sağlık diliyorum.” şeklinde konuştu.   

Ankara Hacı Bayram Veli Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Zakir Avşar ise, Türkiye’nin siyasi tarihi içerisinde darbe ve muhtıra gibi demokrasiyi kesintiye uğratan fillerle karşı karşıya kaldığını söyledi. Her darbenin öncesinde ve sonrasında darbe koşullarının oluşması için yardımcı unsurlar kullanıldığını belirten Prof. Dr. Avşar,  “Darbenin demokrasiye karşı değil de çok gerekli ve kaçınılmaz hale geldiği için yapıldığı ve yapılması gerektiği gibi bir anlayışın insanlarımızın zihninde yerleşmesi için çalışmalar gerçekleştirmiştir.  İstisnasız tüm darbeler kötüdür.

Darbede operasyon merkezlerinden birisinin de medya olduğuna dikkat çeken Prof. Dr. Avşar, “Medya üzerinden kurgular çoğaltılıyor. Algılar değiştirilmek isteniyor. Medyada her darbe öncesinde ve her darbe sonrasında yapılan hukuksuz işlerin ne kadar gerekli ve ne kadar meşru olduğunu anlatabilmek için algı operasyonları yürütülmüştür. Darbe dönemlerinde medya dediğimiz zaman özgürlük ve demokrasi konularında bir hassasiyet görmek mümkün olmamıştır. Darbecilerin istediği gibi davranan ve onların istediği toplumsal ikliminin oluşumuna katkı sağlayan bir medya ile toplum karşılaşmıştır. 15 Temmuz’da medyanın zikredilmesi gerekir. Çünkü teslim olmadılar. Canlı yayınlarda darbenin bastırılması, kamuoyunun bilinçlendirmesi ve siyasi iradenin duruşunu insanlarımızla paylaşma noktasında çok güzel bir kahramanlık sergilediler” diye konuştu..