Eğitim
Giriş Tarihi : 31-10-2021 01:37   Güncelleme : 31-10-2021 01:37

BOZOK ÜNİVERSİTESİ: KENEVİR TARIMININ AVRUPA YEŞİL MUTABAKATI İLE İLİŞKİSİ VE ÇEVRECİ BOYUTLARI

KENEVİR TARIMININ AVRUPA YEŞİL MUTABAKATI İLE İLİŞKİSİ VE ÇEVRECİ BOYUTLARI

BOZOK ÜNİVERSİTESİ: KENEVİR TARIMININ AVRUPA YEŞİL MUTABAKATI İLE İLİŞKİSİ VE ÇEVRECİ BOYUTLARI

Rektör Yardımcımız ve Kenevir Araştırmaları Koordinatörü Prof. Dr. Güngör Yılmaz, Çevre TV’de Deniz Şafak’ın konuğu oldu.

Avrupa Yeşil Mutabakatı çerçevesinde kendisine yöneltilen soruları cevaplayan Prof. Dr. Güngör Yılmaz aynı zamanda Kenevir bitkisini, ekonomisini ve çevreci bitki olma özelliklerini anlattı.

Sözlerine Yozgat Bozok Üniversitesinin Kenevir bitkisi ile ilgili yaptığı çalışmalarla başlayan Prof. Dr. Güngör Yılmaz, “biz Yozgat Bozok Üniversitesi olarak endüstriyel kenevir alanında ihtisas üniversitesiyiz. Şimdi ihtisas üniversiteleri şöyle: YÖK tarafından 2006 yılından sonra kurulan 2006 ve sonrası yıllarda kurulan üniversiteleri, YÖK bulundukları bölgelere daha etkili katkı sağlayabilmesi için belli konularda odak üniversite olmaları için  bölgesel kalkınma üzerinde ihtisas üniversiteleri şeklinde tanımladı. YÖK bu üniversitelerin yapmak istedikleri  projeleri alıyor destekliyor. Biz de 2020 yılı itibarı ile endüstriyel Kenevir alanında Yozgat Bozok Üniversitesi olarak bir ihtisas üniversitesi olduk. Daha sonra potansiyeli yüksek akademisyenlerle birlikte bilgi üretmeye  Kenevir alanında çeşitli projeler üretmeye başladık.

Devletimizde bu konularda bizi destekledi. Cumhurbaşkanlığı strateji bütçe başkanlığı finans olarak bizlere destek veriyor ve o desteklerle bu işleri yapmaya devam ediyoruz ve edeceğiz.  Ihtisas üniversitesi olarak sadece bölgeye değil tüm türkiyeye tüm insanlığa katkılar sağlamak istiyoruz”dedi.

Prof. Dr. Güngör Yılmaz, daha sonra endüsriyel keneviri tanımladı. “Endüstriyel kenevir dediğimizde uyuşturucu içeriğinin binde ikiler, binde üçler, binde birler yani yüzde birin altında olmasını istiyoruz. Bu tanımlar ülkelere göre değişiyor ama nereden bakarsanız bakalım Kenevir’in endüstriyel olması için içindeki uyuşturucu oranının binde ikiler civarında olması gerekiyor. Tabii hangi endüstri diyecek olursak, inşaat endüstrisinde kullanabilirsiniz, otomotiv endüstrisinde kullanılıyor, elektronik endüstrisinde kullanılıyor, gıda sektörü kullanıyor, kozmetik sektörü kullanıyor, tıp kullanıyor, tekstil, kağıt, çeşitli kompozit malzeme sektöründe kullanılıyor. Bizim üniversitemizde de çeşitli ürünler bazında üretim araştırmaları devam ediyor. Örneğin Kenevir esaslı yalıtım malzemesi üzerinde çalışıyoruz, bir başka araştırma grubumuz biriket olarak düşünüp çalışmalarını bu yönde sürdürüyor, bir başka grubumuz kompozit malzeme üzerinde çalışıyor, arge çalışmaları yapıp ürünler geliştirmeye devam ediyoruz.

Üniversitemizin faydalı model olarak tescilini yaptığı Kenevir yağı katkılı sabun olarak geliştirdiğimiz bir ürünümüz var. Cildi besleyici, doğal, hijyenik ve antibakteriyel. Çeşitli gıda ürünleri, unlu mamüllerden tutunda çeşitli yiyecek ve içeceklere kadar üzerinde çalıştığımız ürün geliştirme projelerimiz var. Kenevir üretime ve çevreye katkı sunan bir bitki, üreticinin, çiftçinin tarımın gelişmesi için de bu yönde de yatırım amaçlı olarak sektörün önünü de açmaya çalışıyoruz. Rektörümüzde bu konuda çok istekli, arzulu. Çok müthiş pozitif enerji veren bir rektörümüz var kendisinede destekleri için teşekkür ediyorum. Ekiplerimizi motive ediyor, kaynak temin ediyor, onların çalışmalarını kolaylaştırıcı her türlü girişimi sağlıyor” dedi.

Prof. Dr. Güngör Yılmaz Kenevir bitkisinin ekonomisine de değindi. “Kenevir bitkisi sanayinin ticaretin istihdamın hizmetler sektörünün gelişmesi anlamında multidisipliner bir yapıya sahip, kökünden tohumuna kadar tüm kısımlarının farklı sektörlerce kullanımına uygun olduğu için Kenevir kıymetli. Dünyada Kenevir pazarı büyüyüyor.

2023 ve sonrası gittikçe artan bir trend var. Ülkemizde de sanayi ve tarım sektörünün bu bitkiye dayalı ürünleri geliştirmesini, ve dünya pazarlarına sunmasını bekliyoruz” diyerek sözlerini sürdürdü.

Rektör Yardımcımız ve  Kenevir Araştırmaları Koordinatörü Prof. Dr. Güngör Yılmaz, Avrupa Yeşil Mutabakatı ile ilgili gelen bir soru üzerine de “Kenevir çevreci bir bitki ve Avrupa birliği komisyonu Yeşil Mutabakatı şöyle bir şey. Bu mutabakat 2019 yılında kabul edildi. Burda özellikle karbon salınımı, CO2  emisyonu bunun çevreye olan olumsuz etkileri, ekosistemde karbon artışına sebebiyet veren her türlü ürün tüketilen veya atılan ürünlere dair bir takım kısıtlamaları içeren bir mutabakat. Uygulanması ile ilgili bir takvim var. 2030’ a doğru, bu önede çekilebilir çevre kaygıları doğrultusunda. Avrupa birliği diyor ki; senin ürettiğin bir üründe üretim esnasında yada piyasa sunulduğunda karbon salınımı varsa ben bunu almayacağım ve ben buna karbon emisyon vergisi koyacağım diyor. Demek ki  sen ürünü üretsen de satamıyacaksın dolayısıyla bizi, sanayiciyi böyle birşey bekliyor.

Bizim tarımımızı, lojistiğimizi, imalatımızı bu mutabakata uygun hale getirmemiz lazım. Buna en uygun bitkilerden bir tanesi Kenevir. Mesela tekstil ürünleri, biz üretirkende tüketirkende karbon salınımına sebep oluyoruz. Eğer kenevir esaslı olursa daha çevreci karbon salınımı az olan ürün söz konusu olur. Keneviri üretimini yerli üretim olarak yapmak istiyoruz. Bir malın yerli olarak üretilmesi Yeşil Mutabakata olan sadakatı ifade eder. Çevreyi kirletmemek için yerinde üretmek lazım. Dışarıdan getirip nakliyesi için daha az karbondioksit, karbonmonoksit salınımını önlemek lazım. Bu bağlamda Kenevir son derece çevreci. Ürettiğimiz ürünlerle mesela yalıtım malzemeleri ile daha az yakıt tüketeceğiz, daha çok ekonomi sağlayacağız. Bunun gibi doğal katkılarınıda ortaya koyunca Yeşil Mutabakatı ile uyumlu bir bitki olduğunu rahatlıkla ifade edebilirim. Tarımsal yönden de bulunduğu ekosisteme daha fazla oksijen salınımı sağlıyor. Tarımsal üretim noktasında sorunlu toprakların, özellikle ağır metallerce kirletilmiş toprakların ıslahında da önemli bir bitki. Bu bitkinin her biri dışarıya oksijen üreten bir fabrikadır” diyerek görüşlerini açıkladı.

Prof.

Güngör Yılmaz Medikal Kenevir konusunda da fikirlerini açıkladı ve “medikal olarak Kenevire baktığımızda henüz ülkemizde bu yönde bir mevzuat eksiğimiz var, gıda sektörü için ilaç sektörü için medical amaçlı kullanım için bizim ülke olarak biraz daha yapmamız gereken kanuni yönden düzenlememiz gereken işlerimiz var. Tabii çok  çeşitli medikal ürünler elde ediliyor, hastalıkların tedavisinden kansere kadar çok çeşitli kullanım alanları var. Dünyada medikal sektör sürekli ve hızlı gelişiyor. Dünya Kenevir pazarları içinde bunları sınıflandıracak olursak ilk sırada medikal sektör var. Ama bizim ülkemizde o sektörden pazardan pay alabilmemiz için yasal olarak hazır değiliz. Bununla ilgili ben inanıyorum ki hem Tarım Bakanlığımız, hem Sağlık Bakanlığımız ve ilgili teşkilatlarımız gerekli çalışmaları yapıyorlar diye düşünüyorum. Üniversitelerinde, başta Yozgat Bozok Üniversitesi olmak üzere bu çalışmalara katkı vermeye hazır olduklarını biliyorum. Bu konuda dünyayı iyi görmemiz, okumamız lazım. Elbette medical kısmı suistimale açık bir alan ama bunları önlemek içinde çözümler var çözümsüz değil yani.Dr. Güngör Yılmaz sözlerini “biz de Yozgat Bozok Üniversitesi olarak her alanda olduğu gibi Kenevir konusunda da öncü olmaya bölgeye ve ülkeye katkı sağlamaya gayret ediyoruz. Bizim ülkemizde son yıllarda sanayicilerin bu konuya oldukça ilgileri var. Biz ihtisas üniversitesi olarak her hafta yurt içinden ve yurt dışından gelen çok ciddi firmalarla görüşmeler yapıyoruz. Geliyorlar bu konuda biz gidiyoruz yol gösteriyoruz, sanayi yatırımları olarak neler yapabileceklerini söylüyoruz, kendilerinin de yapmak istediklerini ne şekilde bir tesis kurmak istediklerini bizimle paylaşıyorlar, planlıyoruz. Evet ortada henüz birşey yok ama ilgilenen sayısı çok fazla. Ama bu işi ilk yapan, başaran önemli bir yol alacaktır diye ifade etmek istiyorum. Biz sanayicimizle Kenevirle ilgili bir an önce buluşmak istiyoruz. Bu alanda sanayinin kurulması tarımında gelişmesi olacak. Tüketicilerimiz içinde alternatif bir ürün çeşitliliğine yönlenmelerine katkısı olacak. Kenevirin bölge için gelişmeye ivme sağlayacak, katkı sağlayacak bir ürün olacağını belirtmek istiyorum” diyerek tamamladı..